Annem bugün odama çay bardağı içinde minik sarı çiçekler bırakmış. “Geceleri ufalıp saklanırlar, gündüzleri açarlar” dedi.
Hiçbir zaman durduk yere ağlamadım. Ağlamak için bir sebebim olmadığı zamanlarda, O’nu özlediğim için ağlarım.
Geçen gün doğumgünümdü. Yanımda olamadığı için üzüldüğüm diğer 364 günden sadece biri. O gün ağlamamı istemezdi biliyorum.
Ağlamadım.
Bazen yanımda oturuyormuş gibi hissediyorum onu, o kadar gerçek oluyor ki, toprağın altında uyuduğunu unutuyorum. Bazen ona çok benzeyen birini gördüğümde aklım bana oyunlar oynuyor diye düşünüyorum, bazen de gülüp sadece özlemeye devam ediyorum.
Günlerimin çoğu onu düşünmekle geçiyor. Çalışma masamın yaslandığı duvardan bana baktığı için olabilir. Ya da sadece onu düşünmeyi çok sevdiğimden.
En mutlu günümde O’nunla paylaşamadığım için ağladım, ve en kızgın anımda O’na koşup anlatamadığım için.
Bugün diğer günler gibi normal bir gün. Yine kucağına yatıp uyumak, kızarkadaşıyla fuarda gizlice bira içtiğini anlatışını dinlemek, konuşurken kocaman elleriyle havada bir şeyler çizdiğini izlemek istediğim herhangi bir gün bugün.
O benim ne abim, ne babam, ne eski sevgilim. O annemin en küçük erkek kardeşi, yani benim en küçük dayım. 27 yaşındaydı en son, öyle de kaldı. Çok yakışıklıydı.
Ne gariptir ki her küçük kızın olduğu gibi benim de ilk aşık olduğum erkek O’ydu. Daha 10 yaşındaydım, aşk hakkında tek bildiğim şey O’na dair her şeydi. Uzun kıvırcık saçları, uzun boyu, gitar çalarkenki yüz ifadesi, annesini her sabah uzun uzun gıdıklayışı, bazen de sırtına çıkıp çıtırdatışı.
Kulağımın arkasından para çıkaracağını söyleyip avcuma para yerine sümük koyan bi adamdı ve ben ona aşıktım.
Kız arkadaşı da o kadar güzeldi ki birbirleri dışında kimseyle birlikte olamazdılar. Olamadılar.
Şimdi o güzel kız evli, ve kocasına evlenmeden önce söylediği şey hala aklımda: “O hep senden önce gelecek benim hayatımda”. Çünkü onlar kadar aşık bir çifte şait olmadım henüz. Bu aşklarını kabul eden adamla birlikte onun yatağına çiçek bırakıyorlar, birlikte toprağını sulayıp, birlikte bir şeyler anlatıyorlar.
Dayımın annesine “anne” diyen kız, hala çok güzel.
-
Bugün diğer günler gibi normal bir gün. Ben henüz ağlamadım. Sadece O’nu düşünüyorum yine. 